Aşırı Aktif Mesane Sendromu

Uluslararası Kontinans Derneği (ICS) tanımına göre, Aşırı Aktif Mesane herhangi bir sebebe bağlı olmadan; birden gelen idrarda sıkışma hissi, uyanarak gece idrara çıkma günde 8 veya daha fazla sık idrara çıkma ve idrara kaçırma (birlikte olabilir veya olmayabilir) şikâyetlerinin görüldüğü bir hastalıktır.

Görülme Sıklığı

Özellikle 40 yaşından sonra görülen bu rahatsızlık, günümüzde artık daha erken yaşlarda da görülebilmektedir. Kadınların %20’sinde ve erkekleri %10-15’inde hayatlarının belli bir döneminde ortaya çıkmaktadır. Altta ki patolojik duruma göre hastalığın süre değişkenlik gösterebilmektedir.

Nedenleri

Hastaların birçoğunda özellikli bir sebep bulunamamış olmasına rağmen yapılan çok merkezli çalışmalarda nedenleri sinirsel (nörolojik) ve sinirsel olmayanlar olarak ayırmak mümkündür. Tanısı için detaylı anamnez, ürodinamik değerlendirmeler gereklidir. İntestisyel sistit (IC) gibi çok benzeyen hastalıklar ile ayırıcı tanıda yapılacak diğer tetkiklerde değerli olacaktır.

Hayat Kalitesi Üzerine Etkileri

Hastaları çoğu sosyal hayatlarının etkilenmesi şikâyeti ile gelmektedir. Bir yerlere yolculuk etmek, toplantılara katılmak veya dini vecibelerini yerine getirmek bile bir problem haline gelmeye başlar. Bu sıkıntıların çoğalması (psikolojik etmenle çok önemli) ile birlikte hastalığın şiddetinde de artışlar görülür. Geceleri idrara çok sık kalkmanın da kronik yorgunluğa yol açtığı ve vücut direncini düşürdüğü bilinmektedir. Buna bağlı olarak da toplumdan kazanılan grip gibi hastalıklara daha yatkın hale gelinmektedir.

Tedavi

Tedavi yöntemleri hastadan hastaya değişmekle beraber, genel tıp kuralları içinde önce en basitten zora doğru gidilebilir. 1. Basamakta hayat tarzı değişiklikleri ve davranış tedavileri uygulanmaktadır. Yeterli olmaz ise bunlara elektriksel ve manyetik uyarı tedavileri ve ilaçlar eklenebilir. Daha ileri düzeylerde ise mesane içi botox uygulamaları, sakral nöromulasyon ve mesane ameliyatları düşünülmektedir. Günümüzde devlet hastanelerimizin yoğunluğu göz önüne alındığında ilgili branş doktorlarının doğrudan ilaç tedavilerine yönlendiğini görmekteyiz. Bu hastalıkta tedavinin bir terzi mantığıyla kişiye göre planlanması, kişinin hayatının göz önünde bulundurulması tedavi etkinliği açısından en önemli etmendir.